18+ Bu sayfa yalnızca 18 yaş ve üzeri yetişkinlere yönelik rızaya dayalı erotik kurgu içerir.

Liberal24

Gece Treninde Boş Kuşette Yanımdaki Kadınla Sikiştik

Yolculuk ·

Ben Barış. 33. Satış. Ankara'dan İzmir'e gece treni. Kupede dört yatak. İki bilet boş kalmış. Kapıda perde.

Alt yatakta ben. Üstte bir kadın. Sonra 29 dedi. Adı Derya. Bavulu küçük. Ayakkabılarını çıkardı. Çoraplarında delik vardı. Umursamadı.

İlk saat konuşmadık. Koridorda tekerlekli bavul sesi. Sonra tren sallandı. Şişem yuvarlandı. O uzandı, tuttu, uzattı.

"Al."

"Sağ ol."

Plastik şişe. Ilık su. İçtim. Geri verdim. O da içti. Aynı ağız. O saatte garip gelmedi.

Saat iki gibi üstten ses: "Uyuyamıyorum."

"Ben de."

İndi. Dar. Yanıma oturdu, yatak kenarı. İnce battaniyeyi paylaştık. Dizimiz değdi. Çekmedi. Ben de çekmedim.

"İzmir mi," diye sordum.

"Afyon. Aile. Sıkıcı."

"Satış toplantısı. Daha sıkıcı."

Güldü. Kısa. Sonra öptü. Çabuk. Dişleri su tadı. Eli yakamda. Ben belinde. Üstünde geniş sweatshirt. Altında ince tişört. Sütyen kancası önde. Açtım. Göğsü avucumda. Uç sert.

"Perde," dedi.

Kapattım. Fermuar yok, çıtçıt. Yeterli.

Pantolonunu indirdim. Benimki de. Yarrağım sert. Derya baktı. Elini sardı. Sıkı. Aşağı yukarı. Ben nefes tuttum.

"Kondom," dedim. Cüzdanda vardı. Taktım. Tren sarsıldı. Elim omzuna çarptı. "Pardon." "Siktir et."

Girdim. Yan yatarak. Dar yatak. Açı kötü. Kaydı. "Üstüme çık," dedi. Çıktım. O alta geçti. Daha iyi. Amı sıktı. Tempo tuttum. Battaniye kaydı. Umursamadık. Terledik. Pencere buğulandı biraz, dışarı karanlık.

"Daha sert." Sertleştirdim. Parmaklarını kendi klitorisine götürdü. Ben bakıyorum. Tren tıkırdıyor. Bir ara ayakkabı sesi koridorda. Durmadık. Geçti gitti. Kimse çıtçıtı yoklamadı.

Boşaldım önce. Kondoma. Duraksadım. "Bitirme," dedi. Parmağımı soktum. Kıvırdım. İki parmak. O bitirdi. Dişini omzuma geçirdi. Sesini öyle kesti.

Çıktım. Kondomu peçeteye sardım. Çöp yok. Bavul cebine koydum geçici. Aptalca. Derya sweatshirt'ünü giydi. Çorap deliği yine görünüyordu. Ben boxer'ımı çektim. Pantolon açık kaldı bir süre.

"Afyon'a ne kadar," diye sordum.

"Kırk dakika belki."

Yattık. Konuşmadık. Battaniye ikimizin üstünde. Şişe bitti. Sabah değil. Gece hâlâ.

İstasyon anonsları. Derya kalktı. Bavul. Ayakkabı. "İyi toplantılar," dedi. Kapıyı açtı. Perdeye takıldı bir saniye. Çözdü. Gitti.

Koridor boşaldı. Tren yine hareket. Üst yatak açık kaldı. Ben altta. Plastik şişe ayakucumda, ezik.

Numara almadım. O da vermedi. İzmir'de indiğimde peçeteyi çöpe attım. O kadar.