Ben Sude. Bilmediğim şeyler vardı; bilmediğimi saklamadım. Arda sordu, ben söyledim. Yatak odası, temiz çarşaf.
Bilmediğimizi sorduk. Bildiğimizi yaptık.
Arda bana döndü. “Bakışların yeter.”
“Ne yeter?”
“Susmak.” Öptü beni.
İç sesim: Dil dil. Amım hazır. Kafa da.
Öptük — temkinli değil, aç. Dilini ağzıma soktu, ben yakasını sıktım. Pantolonunun üzerinden sikinin sertliğini hissettim; kalın bir bastırma.
“Siktiğimin yatak odasıında…” diye mırıldandım.
“Susma,” dedi Arda. “Böyle konuşman… daha da azdırıyor.”
Elini külotumun içine soktu. Zaten ıslaktım; parmakları kaydı, klitorisime değdi, iki parmak içeri kıvrıldı. Belim refleksle kırıldı.
“Parmağını böyle tut… siktir. Daha derin. Başparmağın orada kalsın.”
Arda dinledi. Tempo yavaştan sertleşti; bacağım seğirdi, nefesim kesildi. Yastık / koltuk / tezgâh kaydı; pozisyon bozuldu, yeniden tutunduk, daha aç.
Ağzım, dili, içim
Üstümü çıkardım. Sütyen düştü. Arda memelerimi avuçladı, uçlarını parmaklarıyla sıktı.
“Em,” dedim. “Sert em. Isır da. Nazik edebiyat istemiyorum.”
Ağzı mememe yapıştı, dilini ucumda çevirdi, emdi, diğerine geçti. Ben kemerini çözdüm; fermuar sesi yatak odasıda çok netti. Boxer’ını indirdim, siki fırladı — damarlı, ucu kaygan. Avucuma aldım, kökünden uca sıvazladım, başparmağımla deliğini okşadım.
“Sude…”
“Sus. Ağzıma alıyorum.”
Diz çöküp yaladım. Tadı tuzlu-sıcak. Dilimi alt damarına gezdirdim, başını emdim, mümkün olduğunca derine indim. Boğazım daralınca geri çekildim; salya ip gibi sarktı. Taşaklarını avuçladım, birini dilimle yokladım, sonra yine sikine döndüm. Bir elimi kendi klitorisime götürdüm; ıslaklık parmaklarıma yayıldı.
“Amına koyayım ne güzel yalıyorsun,” dedi. Sesi boğuk.
Daha derin aldım, gözlerim sulandı, geri çekildim. Sırtüstü uzandım, bacaklarımı açtım.
“Şimdi sen. Amımı ye. Yavaş başla, sonra parmakla. İstediğim gibi yala.”
Külotumu sıyırdı. Burnunu amıma sürdü, dilini yarığıma gezdirdi. Klitorisimi buldu — düz kısmıyla yaladı, sonra emdi, daire çizdi. İki parmak soktu, kıvırdı; ıslak şapırtı utanç verici derecede netti.
“Daire… evet… amımı ye Arda. Orası… siktir, durma.”
Dışarıdan bir korna / asansör / dalga sesi geldi; ikimiz de donduk, sonra güldük.
Neredeyse boşalıyordum.
“Dur.”
Hemen durdu. Dudakları parlaktı, parmakları hâlâ ıslaktı.
“Kondom?”
“Var.” Çıkardı, yırttı, birlikte taktık. “Hazır mısın?”
“Hazırım. Yavaş gir. Amım seni alsın. Sonra sik.”
Girdi. Dolu. Karnıma vuran bir doluluk; nefesimi bıraktım, kalçamı ilerlettim.
“Bekle… tamam… sik. Daha sert.”
Tempo arttı. Bacaklarımı beline doladım. Bir elim klitorisimde daireler çizdi; diğer elim sırtındaydı. Arda bir bacağımı omzuna aldı, daha derine indi.
“Amımı sik Arda. İstediğin gibi — ama duy beni.”
“Sikiyorum. Dur dersen dururum.”
“Demiyorum. Daha hızlı.”
Her vuruşta nefesim kesildi. Bir ara Arda’nin saçından şampuan kokusu geldi; burnumu boynuna gömdüm.
“Boşalacağım,” dedim.
“Gel. Ben de… Sude…”
Geldik. Amım ritmik kasılarak sikini sıktı; Arda alnını omzuma gömdü, kalçaları titredi. Bir süre öyle kaldık — ter, nefes, ıslak şapırtının yok olan yankısı.
İç sesim: Pişman değilim. Net istedim. Aldım. yatak odası hâlâ aynı; ben değilim.
İkinci tur
Arda çekildi, kondomu bağladı. Ben hâlâ açık, amım nabız gibi atıyordu.
“Bir tur daha ister misin?” diye sordum.
“İsterim. Sen nasıl istersen.”
“Arkadan. Yeni kondom. Bol kaygan.”
Kayganı sürdürük. Yeni kondom. Dört ayak oldum; Arda yavaş girdi, bekledi, eli belimde.
“Tamam mı?”
“Tamam. Sik. Sert.”
Sikti. Bir eli belimde, diğeri önden klitorisime uzandı. Her vuruşta nefesim kesildi; yastığa / koluma gömdüm sesimi.
“Daha hızlı… evet… amımı sik Arda… doldur beni.”
“Dolduruyorum.”
İkinci orgazmım daha gürültülüydü. Arda peşinden geldi, kalçalarını yapıştırdı, nefesini sırtıma bıraktı.
Sonra yan yana uzandık. Parmaklarımız gevşekçe kenetlendi.
“Yarın yüzüme bakabilecek misin?” diye sordu Arda.
“Bakacağım,” dedim. “Şimdi de bakıyorum. Biraz dağılmışım, o ayrı.”
Güldük. Su içtik. Yatak odası düzenlenince sıradan görünecekti. Bacaklarımın arası her adımda hatırlatıyordu: az önce sikildim, az önce yalattım, az önce istedim.