18+ Bu sayfa yalnızca 18 yaş ve üzeri yetişkinlere yönelik rızaya dayalı erotik kurgu içerir. Gerçek kişiler veya yasa dışı temalar yoktur.

Ortak Terasta: Komşumla Yıldızlar Altında

Komşu
Terasta komşu yetişkin çift — Liberal24

Ben Naz, 29. Kaan 30. Ortak teras, şarap, yıldızlar. Sonra daireme indik. 21+, rızalı komşu tutkusu.

Teras boğaziçi rüzgârı. İki kadeh. Konuşma uzadı; dizler değdi.

Kaan bana döndü. Sesı netti, yargı yoktu.

“Naz… üşüyorsan inelim. İnmezsek… seni öpmek istiyorum. İstemezsen şarabı bitiririz.”

İç sesim: Yıldızlar şahit. Kapıcı değil.

“İstiyorum,” dedim. “Ama kurallar net: dur dersem dur. Kondom şart. Yarın terasta ‘merhaba’ yeter. Baskı yok.”

“Anlaştık,” dedi Kaan.

Daireme indik. Perdeyi açmadım.

Öptük — temkinli değil, aç. Dil dil. Ellerim teninde, onun elleri belimde. Hırkamı çıkardı; boynumu öptü.

“Siktiğimin terasında başlayıp…” diye mırıldandım.

“Susma. Duyayım.”

Elini etek altıma girdi. Zaten ıslaktım.

“Islakmışsın.”

“Şaraptan değil, senden.”

Parmakları amıma girdi, klitorisime değdi. Belim kıvrıldı.

“Parmağını böyle tut… siktir. Daha derin.”

Kondomun sesi — paket yırtılması — ikimizi de gülümsetti. Gerçeklik kontrolü gibiydi: bu bir fantezi filmi değil, iki yetişkinin seçimi.

“Bol kaygan,” dedim.

“Sürdüm. Söyle, yavaş mı?”

“İlk santim yavaş. Sonra bırak.”

Girdiğinde nefesim kesildi, sonra buldum. Kalçalarımla karşılık verdim. Her vuruşta meme uçlarım sürttü; o birini ağzına aldı, emerken sikmeye devam etti.

Gece yetişkin çift sarılma — Liberal24

Salonda halı

Elbisemi sıyırdım. Kaan memelerimi emdi.

“Meme uçlarını emebilir miyim?”

“Em. Sert em. Nazik edebiyat istemiyorum.”

Ağzı mememe yapıştı, ısırdı, diğerine geçti. Ben pantolonunu açtım; siki fırladı — kalın, damarlı, ucu kaygan. Avucuma aldım, sıvazladım. Sonra diz çöküp ağzıma aldım.

Tadı tuzlu-sıcak. Dilimi damarına gezdirdim, başını emdim, boğazım daralınca geri çekildim, salya ip gibi. Taşaklarını yokladım.

“Amına koyayım ne güzel yalıyorsun,” dedi.

Bir elimi kendi klitorisime götürdüm. Pencereden şehir ışığı sızdı.

“Şimdi sen,” dedim. “Amımı ye.”

Halıya diz çöktüm önce ben — sonra o. Külotumu sıyırdı, dilini yarığıma gezdirdi, klitorisimi emdi. İki parmak soktu, kıvırdı.

“Daire… evet… amımı ye Kaan.”

Pozisyon değiştirdik. Bu sefer yan yattık; bacağımı kaldırdı, arkadan girdi, eli önden klitorisimde. Daha derin, daha kontrolü bende. Tempo ortaklaştı — ne o tek taraflı hızlı gitti, ne ben sadece aldım.

“Söyle,” dedi. “Nasıl?”

“Böyle. Biraz daha… evet. Amımı doldur. Sik.”

“Sikiyorum.”

Öpüştük. İnlemekten dilimiz birbirine çarptı. Orgazm yaklaşınca göz göze kaldık; kaçmadık.

Neredeyse boşalıyordum.

“Dur.”

Durdu.

“Kondom?”

“Çantamda, dedim.”

Taktı.

“Hazır mısın?”

“Hazırım. Yavaş gir. Sonra sik.”

Girdi. Dolu. Nefesimi buldum, kalçamı ilerlettim.

“Bekle… tamam… sik. Daha sert.”

Halıda sırtüstü aldım onu.

“Yıldızları unut. Amımı sik.”

“Unuttum. Seninleyim.”

Sonra durduk. Su içtik. Ellerimiz hâlâ birbirindeydi ama acele yoktu. Konuşmak da azdırıcıydı — çünkü utanmadan konuşuyorduk.

“En çok neyi sevdin?” diye sordum.

“Senin ‘dur’ demeye cesaretin ve dememen,” dedi. “Ve amını yemek.”

Güldüm.

“Ben de senin sikini yalamayı. Ve içeri girerken sormanı.”

Yeniden öpüştük. Bu sefer yumuşak. Sonra yine sertleşti — çünkü bedenlerimiz bitmemişti.

“Boşalacağım.”

“Gel. Ben de… Naz…”

Geldik. Amımı kasarak sıktım; Kaan inledi. Ter, nefes, uzak köpek havlaması.

İç sesim: Teras anahtarı masada duruyordu. Sembol gibi.

Pencere kenarı

“Bir tur daha ister misin? İstemezsen giyiniriz.”

“İsterim. Sen nasıl istersen.”

“Pencere kenarında ayakta. Yeni kondom. Bol kaygan.”

Kaygan, kondom. Camı tuttum. Kaan arkadan girdi.

“Tamam mı?”

“Tamam. Sik. Sert.”

Sikti. Eli göğsümdeydi.

“Daha hızlı… amımı sik Kaan… şehir görsün diye değil — sen diye”

“Ben diye.”

İkinci orgazm daha sert geldi. Dizlerim titredi; Kaan belimi tuttu, o da boşaldı.

Üçüncü turda üstteydim. Dizlerimin üzerinde, yavaş indirdim, köküne kadar oturdum, bekledim. İçimde nabız gibi atıyordu. Ellerim göğsünde, onun elleri kalçamda.

“Hareket sende,” dedi.

Salladım. Önce küçük, sonra geniş. Klitorisimi kendi parmağımla ovuşturdum; o meme uçlarımı sıkıp bıraktı. Tempo yükseldikçe inlemem uzadı.

“Boşal üstümde,” dedim.

“Sen önce.”

“Birlikte.”

Birlikte geldik. Titreyerek. Bir süre kıpırdamadan kaldık; sadece nefes.

Sonra

Su içtik. Konuştuk.

“Şarap bitti, gece bitmedi” dedim.

“Bitmedi.”

Eller yine birbirindeydi. Bu sefer yavaş: yüz yüze, küçük hareketler, ortak tempo. Klitorisimi birlikte okşadık. Orgazm dalga dalga geldi; Kaan peşimden geldi.

“Sabah terasa çıkmayacağım”

“Ben de. Bir süre.”

Kaan kapıdan çıktı. Ben kilidi çevirdim.

“Yıldızlar konuşmaz” dedim.

“Konuşmaz. Biz konuştuk.”

Perdeyi kapattım.

İç sesim: Teras. Komşu. Rıza. Yıldızlar fazla detaydı.

Biraz daha, çünkü bitmemiştik

Su içtik. Konuştuk. Ellerimiz yine birbirindeydi — acele yok, kaçış yok. Öpücük yumuşak başladı, dil dil oldu. Ten teni buldu.

“Bir tur daha ister misin? İstemezsen gerçekten giyiniriz. Baskı yok.”

“İsterim. Yavaş. Hissetmek istiyorum.”

“Yavaş.”

Yeni kondom. Bol kaygan. Yüz yüze uzandık. Girdi, bekledi, küçük hareketlerle ilerledi. Klitorisimi birlikte okşadık; tempo ortaklaştı. Her nefeste “iyi misin?” — “iyiyim” — “devam” döngüsü vardı. Bu döngü azdırıcıydı, çünkü güvende hissettiriyordu.

“Böyle… evet… biraz daha derin… tamam.”

“Söyle yeterse.”

“Yeter değil. Devam. Sik.”

Sürtünme, ısı, ıslak ses. Orgazm bu sefer dalga dalga geldi; peşinden onun iniltisi. Bir süre kıpırdamadan kaldık. Terimiz soğudu. Gülümsedik.

Sonra gerçekten toparlandık. Çarşaf, yerdeki kumaşlar, açık su şişesi. Kapıya doğru yürürken bir kez daha öpüştük — kısa, net, teşekkür gibi.

“Bu geceyi abartmadan anlatırım,” dedim kendi kendime. “Çünkü zaten yeterince iyiydi.”

Dışarıda hava vardı: gece, sabah, yağmur, rüzgâr — fark etmez. İçeride kalan şey rızaydı. Ve tok bir beden.