18+ Bu sayfa yalnızca 18 yaş ve üzeri yetişkinlere yönelik rızaya dayalı erotik kurgu içerir. Gerçek kişiler veya yasa dışı temalar yoktur.

Spor Salonunda Evliyken: Antrenörümle Sikiştim

Aldatma
Antrenör aldatma yetişkin — Liberal24

Ben Aylin. Kocam / eşim yoktu o an. Baran vardı. Soyuma odası, ter ve klor, ve ‘yapmasam da olurdu’ cümlesinin yalan çıkması.

Bu bir itiraf. Yargı beklemıyorum; olanı yazıyorum.

Baran bana döndü. “Bakışların yeter.”

“Ne yeter?”

“Susmak.” Öptü beni.

İç sesim: Dil dil. Amım hazır. Kafa da.

Öptük — temkinli değil, aç. Dilini ağzıma soktu, ben yakasını sıktım. Pantolonunun üzerinden sikinin sertliğini hissettim; kalın bir bastırma.

“Siktiğimin soyunma odasında…” diye mırıldandım.

“Susma,” dedi Baran. “Böyle konuşman… daha da azdırıyor.”

Elini külotumun içine soktu. Zaten ıslaktım; parmakları kaydı, klitorisime değdi, iki parmak içeri kıvrıldı. Belim refleksle kırıldı.

“Parmağını böyle tut… siktir. Daha derin. Başparmağın orada kalsın.”

Baran dinledi. Tempo yavaştan sertleşti; bacağım seğirdi, nefesim kesildi. Ter üst dudağımda tuzlandı. Baran dilini uzatıp yaladı — küstah, sıcak.

Spor sonrası gizli tutku — Liberal24

Ağzım, dili, içim

Üstümü çıkardım. Sütyen düştü. Baran memelerimi avuçladı, uçlarını parmaklarıyla sıktı.

“Em,” dedim. “Sert em. Isır da. Nazik edebiyat istemiyorum.”

Ağzı mememe yapıştı, dilini ucumda çevirdi, emdi, diğerine geçti. Ben kemerini çözdüm; fermuar sesi soyunma odasıda çok netti. Boxer’ını indirdim, siki fırladı — damarlı, ucu kaygan. Avucuma aldım, kökünden uca sıvazladım, başparmağımla deliğini okşadım.

“Aylin…”

“Sus. Ağzıma alıyorum.”

Diz çöküp yaladım. Tadı tuzlu-sıcak. Dilimi alt damarına gezdirdim, başını emdim, mümkün olduğunca derine indim. Boğazım daralınca geri çekildim; salya ip gibi sarktı. Taşaklarını avuçladım, birini dilimle yokladım, sonra yine sikine döndüm. Bir elimi kendi klitorisime götürdüm; ıslaklık parmaklarıma yayıldı.

“Amına koyayım ne güzel yalıyorsun,” dedi. Sesi boğuk.

Daha derin aldım, gözlerim sulandı, geri çekildim. Sırtüstü uzandım, bacaklarımı açtım.

“Şimdi sen. Amımı ye. Yavaş başla, sonra parmakla. İstediğim gibi yala.”

Külotumu sıyırdı. Burnunu amıma sürdü, dilini yarığıma gezdirdi. Klitorisimi buldu — düz kısmıyla yaladı, sonra emdi, daire çizdi. İki parmak soktu, kıvırdı; ıslak şapırtı utanç verici derecede netti.

“Daire… evet… amımı ye Baran. Orası… siktir, durma.”

Telefon titreşti, bakmadık. Kim ararsa arasın; bu dakikalar bizimdi.

Neredeyse boşalıyordum.

“Dur.”

Hemen durdu. Dudakları parlaktı, parmakları hâlâ ıslaktı.

“Kondom?”

“Var.” Çıkardı, yırttı, birlikte taktık. “Hazır mısın?”

“Hazırım. Yavaş gir. Amım seni alsın. Sonra sik.”

Girdi. Dolu. Karnıma vuran bir doluluk; nefesimi bıraktım, kalçamı ilerlettim.

“Bekle… tamam… sik. Daha sert.”

Tempo arttı. Bacaklarımı beline doladım. Bir elim klitorisimde daireler çizdi; diğer elim sırtındaydı. Baran bir bacağımı omzuna aldı, daha derine indi.

“Amımı sik Baran. İstediğin gibi — ama duy beni.”

“Sikiyorum. Dur dersen dururum.”

“Demiyorum. Daha hızlı.”

Her vuruşta nefesim kesildi. Aylin olarak utanmam gereken yerde utanmadım; utandığım yerde ise Baran gülümsedi.

“Boşalacağım,” dedim.

“Gel. Ben de… Aylin…”

Geldik. Amım ritmik kasılarak sikini sıktı; Baran alnını omzuma gömdü, kalçaları titredi. Bir süre öyle kaldık — ter, nefes, ıslak şapırtının yok olan yankısı.

İç sesim: Pişman değilim. Net istedim. Aldım. soyunma odası hâlâ aynı; ben değilim.

İkinci tur

Baran çekildi, kondomu bağladı. Ben hâlâ açık, amım nabız gibi atıyordu.

“Bir tur daha ister misin?” diye sordum.

“İsterim. Sen nasıl istersen.”

“Arkadan. Yeni kondom. Bol kaygan.”

Kayganı sürdürük. Yeni kondom. Dört ayak oldum; Baran yavaş girdi, bekledi, eli belimde.

“Tamam mı?”

“Tamam. Sik. Sert.”

Sikti. Bir eli belimde, diğeri önden klitorisime uzandı. Her vuruşta nefesim kesildi; yastığa / koluma gömdüm sesimi.

“Daha hızlı… evet… amımı sik Baran… doldur beni.”

“Dolduruyorum.”

İkinci orgazmım daha gürültülüydü. Baran peşinden geldi, kalçalarını yapıştırdı, nefesini sırtıma bıraktı.

Sonra yan yana uzandık. Parmaklarımız gevşekçe kenetlendi.

“Yarın yüzüme bakabilecek misin?” diye sordu Baran.

“Bakacağım,” dedim. “Şimdi de bakıyorum. Biraz dağılmışım, o ayrı.”

Güldük. Su içtik. Soyuma odası düzenlenince sıradan görünecekti. Bacaklarımın arası her adımda hatırlatıyordu: az önce sikildim, az önce yalattım, az önce istedim.